Müziksiz bir yaşam düşünemiyorum. Şöyle bir geçmişime baktığım zaman, müziğin her zaman yanımda olduğunu görüyorum. Müzik sayesinde hayatımıza yön verebiliyoruz. Müzik ruhun gıdasıdır, öyle değil mi? Bu anlayışla müzik, ruhumuzu doyurarak bize dolaylı da olsa yardımcı oluyor. Tabii ki her insanın müzik anlayışı ve zevki aynı değildir. Müzik evrenseldir; fakat herkes aynı müziği dinle(ye)mez. Herkesin tarzı farklıdır. Örneğin; ben tanıdığım çoğu kişiden farklı müzikleri dinlerim. Öncelikle bir Türk olmama rağmen, dinlediğim müziklerin yaklaşık %99,99'u yabancı sözlüdür; yani "bir Türk tabiri" ile "yabancı müzik"tir. Ama bu müzikler bana hiç de yabancı gelmiyor. Ben şarkıların sözlerine bakmam. Bir müzikteki sözleri anlamaya çalışmam. Elbette sözler önemlidir, bir mesaj niteliğindedir; fakat ben "Acaba müzikte ne ifade edilmeye çalışılmış?" sorusuna bir cevap arayışında bulunmam. Zira dinlediğimiz zaman sözler bizi adeta esir olarak alabiliyor ve kendimize o sözleri bir "hayat felsefesi" olarak görmeye başlayabiliyoruz. Bu da bence yanlış bir yaklaşım... "Ya dinlediğin müziklerde 'küfür' varsa?" sorusuna da cevabım var: Sözlerdeki küfürler zaten bellidir. Bunları ayırt etmek de mümkündür. Çoğu "Dirty" müziğin "Clean" versiyonu da vardır. Bunları dinleyerek kötü bir söz de işitmemiş oluyorum. Tarzı hoşuma gitse de içinde hoşlanmadığım bir söz olan müzikleri de artık dinlemez oldum. Diğer yandan, bir müziği dinlerken sözlerini de anlamak zorunda değilim. Çünkü ben, bir müziğe daha çok ritmine ve hareketliliğine göre not veren birisiyim. Bir de eğer şarkı Energy 98'de çalmışsa benim için o müzik artık dinlenilecektir. Yani bir diğer müzik kriterim de şarkının Energy 98'de çalınmış olmasıdır.
| www.energy981.com |
Müzikleri dinleyebileceğimiz yer bakımından seçeneğimiz çok; fakat önemli olan sürekliliği olan ve güvenebileceğimiz yerlerden müzikleri dinlemektir. Bu yüzden "Energy 98" bakımından şanslıyım. Internetin olduğu her yerden bu radyoyu dinlemem mümkün sonuçta. Peki ya TV veya yerel/ulusal radyolar bakımından şanslı mıyım? Seyahat halindeyken radyo dinleme imkanım çok oluyordu; fakat kalite bakımından sınırları zorlamam gerekiyordu. Sinyal gücünün zayıflığı, beğenilen şarkıların çalınmaması gibi birçok özellik bir arada olunca yerel/ulusal radyolar çekici gelmemeye başlıyor. Zaten tarz bakımından her tür müziğe önem vermeye çalıştıklarından bir Rock şarkısı çalınınca, ardından gelen müzik de Rap olunca, haliyle istediğin tarzda müziği de hala duyamayınca radyoyu kapatıp mp3 çalarını açıyorsun. Radyolar bakımından durum böyle! Aynı olay müzik kanalları için de geçerli. TV'de istediğim müziklerin kliplerini izleyebilmek için DanceFloor Chart ve Party Zone gibi programların saatlerini beklemem gerekiyor. Yoksa daha çok Rock, Rap ve Pop ağırlıklı klipler sürekli dönüp durmaktadır. "İyi ki internet var" diyorum. Internet olmasa bile mp3 arşivimi oluşturmuş durumdayım ve istediğim zaman müziklerimi dinleme şansım var. Bu arşivimi de artık paylaşıyorum. Önceden LimeWire ile paylaşıyordum; fakat "People 2 People" olayı yerine, kişi "online" olmadan da her zaman müziklerini paylaştığı bir yer olan 4shared'i seçtim. Bana özel alandan müziklerimi indirebilirsiniz. Amaç paylaşmaksa, buyrun paylaşın!
İster finalistweb.4shared.com alanımdan; isterseniz de 4shared sayfam'dan müziklerime ulaşabilirsiniz. 4shared, şarkıyı indirmeden önce de dinleme imkanı vermektedir. Bu açıdan paylaşım adına güzel bir site olduğunu düşünüyorum. Müzik hep yanınızda olsun!
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder