- "Nerede o eski Ramazanlar?" diye soranlara;
- "Eskide kaldı!" diyesim var(dı). Ama cevap olarak artık şu resim aklıma gelir oldu.

Eski Ramazanları bulmuşlar işte! Dediğim gibi de eskide kaldılar. Eskilerin klasik Ramazanlarıdır onlar. Her zaman hatırlanırlar. Onların hayatımızdaki yerleri apayrıdır. Onları hep özlüyoruz ve özlemle anıyoruz.
Şaka bir yana, eskiden Ramazan ayları ve bayramları ayrı geçermiş. Akraba, yakın dost ve komşular mutlaka ziyaret edilirmiş. Ramazan'ın gerektirdikleri yerine getirilirmiş. Herkes zorlukları görmezden gelerek bayramlaşırmış. Şimdilerde de öyle gibi görünse de eski Ramazanların yerini asla tutmaz bugünkü yapılanlar. Bir mesaj/sms atmayla veya telefon açmayla geçiştiriyoruz. Ya da internetten herkesin görebileceği bir şekilde durum güncellemesi yapıyor ve/veya twit atıyoruz. Bir şekilde kendimizi avutmaya çalışıyoruz. Eskiden yapılanlar gibi yapmıyoruz.
Eskiden durumlar daha mı iyiydi de eski Ramazanlar hep aranır ve yaşanmaya çalışılır. Maddi durumlar şimdi biraz daha iyi görünse de insanların eskiden gönülleri bolmuş. En azından benim gözlemlediğim ve yaşadığım çevre bakımından durum böyle. Zaman bizi sanki asosyalleştiriyor. Ne kadar telefon açsak da, mesajla kutlasak da, imkanımız varken ziyaret etmiyorsak, elimizde varken vermiyorsak Ramazan Bayramı'nı olması gerektiği gibi kutlamıyoruz demektir.
Özellikle dini bayramlarda manevi duyguların itmesi ile hatırlanan yakınlar aslında hep yakında olup da uzakta olanlardır. En basit örnek olarak; aynı apartmandaki komşuların birbirlerini ziyaret etmeleri ve komşuluklarını pekiştirmeleridir. Bu bayramlar da olmasa kimsenin komşusunun kapısını çalacağı yok. Bazen bayramların hayatımızda olmasından o kadar çok memnunum ki önemli bir eksikliğimizi kapatıyor. Eğer bayramlar olmasa insanlar tek başlarına kalacaklar gibi. Ayrıca aramak, mesaj atmak, konuşmak hatta yanlarına gitmek için neredeyse bayramlar beklenir oldu. Hep bayramlara göre planlar yapılır oldu. Eskiden böyle bir zorunluluk yoktu sanırım. Çok da eskileri bilmem ben; ama benim hatırladığım kadarı ile bayramlar hep böyle yaşanıyor. Eskiden demek ki daha güzelmiş Ramazanlar ve Kurbanlar. Tam da eski Ramazanların yavaş yavaş aranmaya başladığı zamana denk geldiğimi düşünüyorum. Şimdilerde ne büyükler ne de küçükler bayramları çok iyi yerine getiriyorlar. Bayramları yaşatmaya çalışanlar var elbette. Birileri iyi ki hâlâ eski bayramları yaşamaya çalışıyor.
Zaman ilerledikçe çalışmak zorunlu hale geliyor. "Ekmek aslanın midesinde artık." tabiri caizse. Hal böyle olunca millet tatilini hep bayramlara denk getirmeye çalışıyor. Tatilde ne yaparsa o, kalan zamanlarda zaten çalışmak ve işinin başında olmak zorundasın. Eskiden o "9 günlük" tatiller de yok artık, denk gelmiyor ve arada eriyip gidiyor. Millet tatil ihtiyacını mı karşılasın yoksa akrabalarını ve büyüklerini mi ziyaret etsin? Bazen hak vermek gerekiyor; ama yine de önce ziyaret sonra tatil yaptın mı yerini bulacak gibi. Öyle olduğu zaman da denk getiremiyorsun, dilediğin gibi tatilini yapamıyorsun, dinlenemiyorsun.
Her şey bir yana; iyi ki bayramlar resmi tatil de hem tatilimizi yapabiliyoruz hem de ziyaretlerimizi gerçekleştirebiliyoruz. Yine de her ne yaparsak yapalım eski Ramazanlardaki gibi olmuyor. Kendimizi haklı çıkarmak istemiyorum; ama teknoloji hayatımıza girdiğinden beri eski Ramazanları yaşayamadığımızı görüyorum.
Yine bir bayram, yine geldi ve geçiyor işte. Bizlere düşen Ramazan Bayramı'nda yapılması gerekenleri yapmak. Bayramınızı kutlar, sevdiklerinizle ve yakınlarınızla mutlu bir bayram geçirmenizi dilerim. İyi bayramlar!
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder