1998 yılında yaşamış olduğumu depremi birkaç gün önce tekrar yaşadım. Tam 16 yıl önce Adana'da yaşamış olduğumuz depremi yeniden hatırladım. O zamanki 6,2 büyüklüğündeki depremin hasarı ve şiddeti daha fazla olmasına rağmen bugün de çok etkilendiğimi söyleyebilirim. Çünkü o günkü 6,2 büyüklüğündeki depremin artçı sarsıntıları da vardı. Bunlardan hatırladığım; sadece birinin 4,4 büyüklüğünde olması ve Adana'daki evimizden çok büyük bir gürültü ile hissedilmesiydi. Sanki apartmanın bodrumunda birileri delici makinası ile iş yapıyordu. Sonra depremin durması ile kendimizi evden dışarı atmıştık ve birkaç gün yolun karşısında yapılmakta olan binanın içinde ve çervesinde kalmıştık. Merdivenlerden korkuyla ve hızlıca indiğimizi hatırlıyorum. Arada korkuyla bile olsa bazen evlerimize girip hemen çıkıyorduk.
Dün gecenin (05/09/2014) daha ilk saniyelerinde Karaman'daki evimden Akdeniz'de yaşanan 5,2 büyüklüğündeki depremi hissedince kalbim hızlı hızlı çarpmaya başladı. İlk başta deprem olduğunu anlayamamıştım. Sonra oturduğum yerde durup dinlemeye başladım. O an uyusaydım belki de hissedemeyecektim; ama bir kez daha o duyguyu yaşadım ve hatırladım.
Sanırım yaklaşık 1 dakika süren deprem aralıklarla vurmuştu. Kendim sallanıyordum; fakat sallantının şiddetini ölçmek için ahizeye bakmak istedim. Ancak odada ahize olmayınca o şiddeti odadaki çiçeklerinin yapraklarına bakarak kendimce onayladım. O an ayağa kalkıp da sokağa bakamadım; amacım dışarı bakıp bir şeylerin sallandığını görmekti. Yine de durup depremi hissetmeye devam ettim.
Aralıklarla vuran deprem verilere göre Akdeniz'in yaklaşık 25 km derinliğinden gelmişti. Büyüklüğü 5,2 olan açıklanan depremi ben belirli aralıklarla hissedebildim. Deprem sıklıkla vurmuş olsaydı, şiddetinin ve acısının daha fazla olacağını tahmin edebiliyorum. Çünkü; sanki duruyor ve tekrar başlıyordu. Daha sonra internetten "son depremler" kelimelerini aratıp depremin "gerçekliliğini" ve verilerini teyit edip öğrenmiş oldum. Daha sonra da yine Akdeniz'de artçı depremlerin olduğunu gördüm.
Bu son deprem bana hayatın gerçeklerini tekrar hatırlattı. Deprem aralıklarla değil de sıklıkla ve daha şiddetli vurmuş olsaydı belki doğal afetin tam da kendisini yaşayabilirdik. Çok şükür ki öyle bir şey yaşamadık; ama bu, yaşamayacağız anlamına gelmez. Yerkürede olup bitenleri ve bitecekleri daha önceden bilemeyeceğimiz gibi bu afetlere önlem alamayız da.
Bir ara da yine bir yaz günü babaannemin Osmaniye'ye bağlı Bahçe adlı ilçesindeki evinde kalıyorduk. (Yanlış hatırlıyor olabilirim; sanırım yaşanan 1999 yılı ve İzmit depremiydi.) Sabah kalktığımızda evde ne elektrik vardı ne de telefon çalışıyordu. Sonra öğrendik ki bu kesintilerin sebebi o depremdi.
Adana'da, İzmit'te ve hatta Van'da yaşadığımız ve şahit olduğumuz depremlerin sonuçlarını hepimiz biliyoruz. Bu doğal afetlerin sonucunda birçok insan hayatını kaybetti. Bu Akdeniz depremi de bana o an "acaba" dedirtti...
