Elektriksiz bir yaşam, yaşanılmaz bir hal alabiliyor. Uzun süreli elektrik kesintileri sayesinde elektriğin değerini bir kez daha anlayabiliyoruz. Haliyle de yaşadığımız hayatımızı, elektriğe bağlı olarak nitelendirmek de mümkünlük kazanabiliyor.
Elektrik, teknolojinin de gelişimiyle beraber yaygınlık kazandı. Artık günlük hayatta kullandığımız çoğu araç-gereç elektrik ile çalışmakta. Hatta -çok yakındır- elektrikli (elektrikle çalışan) arabaları yollarda görürsek hiç şaşırmayalım. Elektrik kullanımı oldukça yaygınken, elektriğin kısa süreli de olsa olmaması bize sönük bir yaşam sunuyor. İşte bu kısa sürede elektriğin değerini bir kez daha anlama şansına sahip oluyoruz. Kısa süreli olan elektrik kesintilerine alışığız da uzun süreli olana hiç kimse alışık değildir. En azından alışık olanlar şu an yaşamıyorlar.
"Edison elektriği buldu; biz ise faturasını ödüyoruz." esprisi bile artık bayatladı; fakat teknolojiye şu an için hakim olan güç kaynağı elektrik olduğu sürece faturasını ödemeye hala mahkumuz; ta ki güneş enerjisi gibi alternatif kaynaklar ile çalışan araç-gereçler üretilip kullanılmaya başlandığı ana kadar.
Elektrikli sandalye ile ölümüne son verilecek olan kişi "Keşke elektrik olmasaydı." diye dua ederken biz "Keşke elektrik hiç gitmese" diye dua ediyoruz. Görülüyor ki hayatın her anında elektriğe mahkum bir yaşamımız var.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder