Türkçe, dünyanın en zor dillerinden birisi. Alfabe olarak Latin harflerini kullandığımız için 'yazım' konusunda şanslıyız; fakat 'konuşma' konusunda oldukça zor bir dil kullandığımız kesindir ki yabancılar (Türkçe'yi bilmeyenler) için dilimiz anlaşılabilirlik açısından daha da zor görünmektedir. Her tür zorluğa rağmen dilimizi hem yazarken hem de konuşurken yerinde ve doğru kullanmalıyız. Aksi halde dilimiz oldukça 'çirkin' bir hal almaktadır.
Bugün kullandığımız Türkçe, elbette ki "öz" Türkçe değildir. ''Türkçe'yi bozan" söz/sözcüklerin başında argo, küfür ve yabancı kelimeler gelmektedir. Küfrün kullanılması her dili çirkinleştirir. Burada tartışmak istediğim konu küfür değil, argo da değil. Dilimizin bozularak yanlış kullanıldığını vurgulamak istiyorum. Tabi ki yabancı kelimelere de ayrıca değinmek lazım. Dilimizde yer alan yabancı kelimelerden bazıları, tam karşılığı olmayanı ifade ettiklerinden, bazı yabancı kelimelerin de var olan anlam karşılıklarına rağmen daha "modern" bulunduklarından dolayı kullanıldıklarını düşünüyorum.
Günlük konuşma dilimiz, yazım dilimiz ile aynı değildir. Yani Türkçe çoğu dil gibi yazıldığı gibi konuşulmuyor. (Yazım dilimizdeki bozukluklara da ayrıca değineceğim.) 'Tabiri caizse' kelimeleri yuvarlayarak konuşuyoruz, harfleri yutuyoruz. Buradaki kayıpların zamandan kaynaklandığını da düşünüyorum. Farklı konuşmalar bununla da sınırlı kalsa; yörelere, bölgelere göre de konuşmalar değişmekte, başka şiveler, ağızlar kullanılmakta. Tam olarak bir 'dil birliği'ne sahip değiliz. Yine de konuşma dilimizin işlevini yerine getirdiği söylenebilir.
Geldik asıl önemli kısıma: "yazma dilimiz". Türkçe'yi öyle bir yazıyoruz ki deyim yerinde ise onu 'katlediyoruz'. Özellikle de bu sanal alemde yani internet ortamında kullandığımız dil 'Türkçe' değil sanki. Madem yazarken Türkçe'yi kullanıyoruz, o zaman layıkıyla yazalım, değil mi? Yazım kurallarına da özen göstererek yazalım. Maalesef yazarken kullandığımız 'dil' ile de Türkçe'yi unutuyoruz. Küçük-büyük harf yazmaktan tutun da harflerin yerine kullanılan benzer karakterlere kadar birçok şekil bozukluğu ile Türkçe'yi 'okumaya' çalışıyoruz. Okuyamadığımız için de tepki göstermemiz doğal hale geliyor. Yazarken gerekeni önemi göstermeyerek bir anlamda dilimize verdiğimiz önemi de göstermiş oluyoruz.
Türkçe gerçekten güzel bir dil. "İyi ki anadilimiz Türkçe" diyorum çoğu zaman. Madem zor öğrenilen bir dile sahibiz, o zaman bu dilimizi düzgün kullanalım ki Türkçe uzun ömürlü olsun!

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder